0 / 6 Yaş Kayıtlarımız Başlamıştır.
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz




SIK SORULAN SORULAR

Çocuğum kreşe başladı, ancak benden ayrılmak istemiyor, her sabah ağlıyor, ne yapmalıyız?

Ana okul öncesinde, oyun grupları çocuğun okula alışma sürecini arttırır. Çocuk ana okuluna başlarken annenin de en az çocuk kadar duygusal anlamda hazır olması gerekir. Çocuğu her ağladığında okuldan almak tehlikeli bir durumdur. İçinde bulunduğu yaş dönemine göre çocuk uzun ayrılıklara hazır değildir. Dolayısıyla okulun ilk günleri annenin okulda kalmasının bir zararı yoktur ancak çocuk öğretmenine, arkadaşlarına alıştıkça bu süreç yavaş yavaş azaltılmalıdır. Anne ve öğretmen daima birlikte hareket etmelidir.


Çocukta dikkat eksikliği nasıl farkedilir?

Dikkat eksikliği düşündüren en önemli yakınmaları aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz;

  •     Sanki aklı başka bir yerdeymiş gibi, ayakta uyuyor
  •     Soruları okumadan cevaplıyor,
  •     Dersin başına oturamıyor
  •     Sınavlarda bildiği soruları bile yanlış yapıyor
  •     Çok basit işlem hataları yapıyor
  •     Çok dağınık
  •     Eşyalarını orda burda unutuyor        
  •     Sık sık birşeyleri bahane edip dersin başından  kalkıyor
  •     Başladığı işleri tamamlamakta güçlük yaşıyor
  •     Ödevlerini hep son ana bırakıyor
  •     Kendi başına ders çalışamıyor

Kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklarıma nasıl davranmalıyım?

Kıskançlık her yaşta görülebilecek insanın temel duygularından bir tanesidir. Tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmamakla birlikte  denetlemenin öğrenilmesi gerekir . Kardeş kıskançlığı çok kardeş isteyen çocuklarda da sıklıkla görülebilir.Çocuk tarafından kardeşin gelişi onun için en değerli varlık olan annesinin sevgisinin paylaşılacağı ve bu şekilde azalacağı şeklinde algılanır. Çocuk tarafından annenin bebekle ilgilenmesi, doğuma bağlı yaşanan yorgunluklar  ve buna bağlı olarak kendisine olan ilginin azalmış görünmesi çocukta kıskançlık duygularının pekişmesine yol açar.   Bu dönemde çocuğun kreşe verilmesi veya odasının ayrılması sorunu daha da arttırabilmektedir. Kardeş yaşları arasındaki fark ne kadar azsa ve 3 yaş altındaki çocuklarda  kıskançlık duygusu daha da yoğun yaşanmaktadır. Sergilenmesi gereken tutum, diğer kardeşe ilgiyi azaltmamak, ancak aşırı sevgi gösterilerinden kaçınmak, çocuğun duygularını ifade edebilmesi için ortam sağlamak ( ben de çok yoruluyorum, kardeşim doğduğunda ben de benzer duygular hissetmiştim gibi geri bildirimlerde bulunulabilir), kardeşlerin arasındaki sorunlara birbirlerine fiziksel olarak zarar vermedikleri sürece karışmamak, çocuklar arasında “Sen ablasın” vs. gibi taraf tutulduğunu düşündüren söylemlerde bulunmamak olmalıdır.

İki yaş döneminin özellikleri nelerdir, nasıl davranmalıyız?

2 yaş döneminde çocuklar dünyayı ve nesneleri tanımak, sıklıkla soru sormak ve nesnelere dokunmak ister. Bu dönemde güvenliğini tehdit etmediği sürece nesnelere dokunmasına izin verilmeli ve soru sorması engellenmemelidir. Bazen de söz dinlemek istemez, ne denirse tersini yapar, uyku uyumada ve yemek yemede direnir.  Bu durumda ‘hayır’ ı sıklıkla kullanmamak, çocukla inatlaşmamak gerekir. İstenilmeyen davranışlarda dikkati başka yöne çekilmelidir. Bol Bol çocukla açık havada vakit geçirmek, enerjisini dışarı atmasına, kendini ortaya koymasına izin vermek gerekir. Bu arada anne-baba’nın da kendilerine ait bir zaman dilimi olmalıdır.

Tuvalet eğitimine ne zaman başlamalıyız?

Tuvalet eğitimi çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Bazı çocuklarda 18. ayda başlarken, bazı çocuklarda 3.5 yaşa kadar devam edebilir. Çocuğun tuvalet eğitimine fiziksel ve zihinsel olarak hazır olması gerekir. Çocuk hiçbir zaman zorlanmamalı, korkutulmamalı ve cezalandırılmamalıdır.

Çocuğum parmağını emiyor, bunu nasıl bıraktırabilirim?

Doğum öncesinde anne karnında başlayan emme, 3-4 yaşına kadar devam eder ve normal karşılanır. Ancak 5-6 yaşından sonra sona ermesi beklenir. 3-4 yaş dönemi öncesinde parmak emmenin gelişiminin bir parçası olduğu unutulmamalı ve telaş yapılmamalıdır. Parmak emmede alt ıslatma gibi yaşla birlikte azalmaktadır. Devam eden bir davranış ise, bunun fiziksel ve psikolojik nedenleri araştırılmalıdır.  4 yaşından sonra, parmak emmenin diş sağlığına, parmak yapısına nasıl zarar verdiği basit bir dille çocuğa usanmadan anlatılmalıdır. Olumsuz tavırlar çocuğun davranışı pekiştirmesine yol açabilir. Çocuklar yalnız kaldığında bu davranışı daha sık sergilerler. Ev içinde verilecek basit görevler bu davranışı azaltacaktır. Sağlıklı iletişim, yeterli derecede sevgi ve ilgi göstermek çocuğun kendini güvende hissetmesine yardımcı olur.

Çocuğa tırnak yeme alışkanlığı nasıl bıraktırılmalıdır?

Tırnak yapısında oluşan problemler, diş bozuklukları gibi fiziksel rahatsızlıklar, parmak emmeye ve tırnak yemeye neden olan psikolojik sorunlar için ilgili uzmanlara başvurulmalıdır. 4 yaşından sonra, parmak emmenin ve tırnak yemenin diş sağlığına, parmağına ve tırnak yapısına nasıl zarar verdiğini, çocuğa usandırmadan ve anlayabileceği basit bir dilde anlatılmalıdır. Çocuk bu davranışlarından dolayı utanç yaşamamalı, kendini suçlu hissedip yargılamamalıdır. Kendisini bu davranışı yüzünden başarısız olarak algılarsa özgüvenini kaybedebilir. Aynı zamanda olumsuz tavırlar çocuğun bu davranışlarını da pekiştirebilir.

Çocuğa Nasıl Hayır denmelidir ?

Çocuğuna “hayır” kelimesinin anlamını öğretemediğinden yakınan birçok ailenin temel sorunlarından biri de tutarsız söylem ve davranışlarda bulunmalarıdır. Bir gün evet dediğine yarın hayır diyen bir anne babanın çocuğu da ikilemler arasında kalır. Tutturmalar baş gösterir. Daha önceden yaşanmış bazı deneyimler, (örneğin başlangıçta hayır denilen bir şeyin daha sonra gerçekleştirilmesi gibi) çocuğun isteği olana kadar ısrarlı bir şekilde diretmesi şeklinde öğrenilmiş bir davranış olarak karşımıza çıkar. Veya anne babanın farklı mesajlar verdiği durumlarda çocuk bu durumu kendi istediği şeklide yönlendirmeye çalışabilmektedir. Bu nedenle anne babalar bir konuda çocuğa yasak koyacaklarsa önce buna kendi aralarında karar vermelidirler. Aynı şekilde koyulan kurallar çocuğun yaş ve eğitim düzeyine uygun ve uygulanabilir olmalıdır.

Çocuğa ‘hayır’ kelimesi net ve kararlı bir şekilde söylenmelidir. Neden “hayır” olduğu kısa ve onun anlayabileceği şekilde açıklandıktan sonra verilen karardan dönülmemeli ve konuyla ilgili gereksiz bir tartışmaya girilmemelidir. Ses tonu kızgın veya yalvarır bir şekilde olmamalıdır. Göz teması kurulmalı ve basit cümleler kullanılmalıdır. Kurallara uyan veya uymaya çaba gösteren çocuğun davranışları gözden kaçırılmamalı ve ödüllendirilmelidir. Çocuk eğitiminde “ödüllendirme” yöntemi öncelikli olarak tercih edilmelidir. En iyi ödül çocuğun olumlu davranışının mutlaka fark edilip takdir edilmesi ve memnuniyetin hissettirilmesidir. Bu çocuğun olumlu davranışının tekrarlanmasını arttırmada çok işe yarayacaktır. Çocuk çaba gösterdiği ve bunun karşılığını aldığı için, bir sonraki deneyiminde aynı güzel tepkiyi alabilmek için yine çabalayacak ve bu davranış şekli öğrenilecektir.

Çocukta konuşma gecikmesinin sebepleri nelerdir?

Çocuklar yaşamlarının birinci yılından sonra tek tek kelimeler söylemeye, iki yaş civarında da iki kelimelik cümleler kurmaya başlarlar. Çocukların bir kısmında bu gelişim biraz daha erken veya geç olabilir. Erkek çocuklar kız çocuklara göre biraz daha geç konuşabilir.

Konuşmada gecikmeye neden olan durumlar:

Aile bireylerinde de geç konuşma öyküsünün varlığı,
Çocukta işitme sorunu
Aile içinde birden fazla dilin konuşulması
Zihinsel yetersizlikler
Otizm ve bağlanma bozuklukları, olarak özetlenebilir.

Çocuğum uykuya dalmakta güçlük çekiyor, neler yapılmalı?

Erken çocukluk döneminde gelişime bağlı, kalıcı olmayan durumlar söz konusudur. Çocuğa ihtiyacı olan, gerekli desteği vererek rahatlatmak gerekir. Uykunun kalitesini bozan etkenlere dikkat edilmelidir. Isı, ışık, ses, yanlış beslenme, uyku öncesinde bir gerginlik, uyku saatlerinin düzensizliği gibi olumsuz dış etkenlerin ortadan kaldırılmalıdır. Yorgunluk, uykusuzluğa yol açabilecek durumlardan kaçınılmalıdır. Uyku saatinde öncesinde yapılan aynı ritüeller, (masal anlattırma, özel nesneler, dokunma, gece lambası) gevşetici-sakinleştirici davranışlar ve egzersizlerden faydalanılmalıdır.

Son dönemlerde çocuğum cinsel bölgesini uyarmaya başladı. Şimdiden bu davranışı yaparsa ileride bir sakıncası olur mu, nasıl engelleyebiliriz?

Çocukluk döneminde mastürbasyona sıklıkla rastlanmaktadır. Çocukların cinsel organlarını keşfetmesi onun sağlıklı gelişiminin bir parçasıdır. Tesadüfen bu bölgenin uyarılması hoşuna gider. Ancak yineleyici şekilde yapılan mastürbasyonun çocuğun ruhsal yaşantısında yolunda gitmeyen bir şeylerin de habercisi olabilir. Genellikle ilgi ve sevginin yeterince gösterilmediği yalnız çocuklarda görülür. Bu davranışı yaptığında çocuğa kızmamalı, dikkatini başka yönlere çekmeli, bol bol sosyal ortamlara girmesi sağlanmalı ve ailece zaman geçirilmelidir.


Çocuğum geceleri yalnız yatamıyor, ne yapmalıyım?

Çocukların uyku döneminde yaşadıkları korku ve kaygılarla baş etmelerini sağlamak için birlikte yatmak yerine; çocuğun korkuları ifade etmesine fırsat vermek, onu dinlemek, rahatlamasına yardımcı olacak çözümleri birlikte bulmaya çalışmak daha etkili sonuçlar verecektir. Anne-babanın bu konu ile ilgili ortak bir tutum içinde olmaları önemlidir. Ama bu tutum tabi ki sert ve cezalandırıcı olmamalıdır.

Çocuğum çok iştahsız, daha kolay yemek yedirebilmek için nasıl davranmalıyım?

Çocuğun kilosunda belirli bir düşüş söz konusuysa hem fiziki hem de ruhsal açıdan yardım edilmelidir. Yemek yemeyen, sofraya oturmak istemeyen çocuklara inatçı, ısrarcı, mücadeleci bir tutum sergilememek gerekir. Ancak diğer yemek saatine kadar yemek yiyemeyeceği söylenmeli ve bu konu bir daha açılmamalıdır. Yemek asla başka bir yere taşınmamalı ve alternatif sunulmalıdır. Çocuk oyuna dalmışsa yemek hazır olmadan 15 dakika önce yemek saati hatırlatılmalıdır. Sofraya ailece oturulmalıdır. Sevdiği yemeklerden istediği miktarda tabağına almasına izin verilmeli ve tabağını bitirmesi konusundaki sorumluluk ona bırakılmalıdır. Asla sevmediği yemekler zorla yedirilmemelidir. Yemek konusunda ödüllendirmek ve cezalandırmak yersizdir ancak, yemek sonrası birlikte yapılan bir aktivite iyi bir motivasyon olabilir.

Çocuğumun kendine güvenini arttırmak için neler yapabilirim?

Çocuğun kendine güvenini arttırmak için, anne babalar çocuklarının normal gelişimini sağlamak açısından en başta onların yaşlarına uygun davranmaları gerekir. Kendi başlarına yapabilecekleri sorumlulukları, onun yerine üstlenmemeli ve yetenekli olduğu alanlarda da desteklemelidirler.  Aynı zamanda ev içinde yaşına, kişilik özelliklerine uygun sorumluluklar verilmelidir.

Çocuğum 5 yaşında hala altını ıslattığı için geceleri altını bağlıyoruz, bu doğru mu?

Bu yaşta bir çocukta alt bağlama bu davranışın devam etmesini destekleyecektir. Bu nedenle altını bağlamamalı ve yatağa da koruyucu bir örtü serilmemelidir. Çocuğu utandırmamalı, altını ıslatmadığı günlerde ödüllendirici olunmalıdır. Akşam altıdan sonra sulu gıdalar kesilmeli ve yattıktan bir saat sonra mutlaka tuvalete kaldırılmalıdır. Bu uygulamaya rağmen devam eden olgularda ayrıntılı değerlendirme için çocuk psikiyatristine başvurulmalıdır.

Çocuğuma hiç söz geçiremiyorum, hep kendi istediklerinin olmasını istiyor, disiplini nasıl sağlayabilirim?

Çocuğuna “hayır” kelimesinin anlamını öğretemediğinden yakınan birçok kişinin temel sorunlarından biri de tutarsız söylem ve davranışlarda bulunmalarıdır. Bir gün evet dediğine yarın hayır diyen bir anne babanın çocuğu da ikilemler arasında kalır. Tutturmalar baş gösterir. Daha önceden yaşanmış bazı deneyimler, (örneğin başlangıçta hayır denilen bir şeyin daha sonra gerçekleştirilmesi gibi) çocuğun isteği olana kadar ısrarlı bir şekilde diretmesi şeklinde öğrenilmiş bir davranış olarak karşımıza çıkar. Veya anne babanın farklı mesajlar verdiği durumlarda çocuk bu durumu kendi istediği şeklide yönlendirmeye çalışabilmektedir. Bu nedenle anne babalar bir konuda çocuğa yasak koyacaklarsa önce buna kendi aralarında karar vermelidirler. Aynı şekilde koyulan kurallar çocuğun yaş ve eğitim düzeyine uygun ve   uygulanabilir olmalıdır. Çocuğa ‘hayır’ kelimesi net ve kararlı bir şekilde söylenmelidir. Neden “hayır” olduğu kısa ve onun        anlayabileceği şekilde açıklandıktan sonra verilen karardan dönülmemeli ve konuyla ilgili gereksiz bir tartışmaya girilmemelidir. Ses tonu kızgın veya yalvarır bir şekilde olmamalıdır. Göz teması kurulmalı ve basit cümleler kullanılmalıdır. Kurallara uyan veya uymaya çaba gösteren çocuğun davranışları gözden kaçırılmamalı ve ödüllendirilmelidir. Çocuk eğitiminde “ödüllendirme” yöntemi öncelikli olarak tercih edilmelidir. En iyi ödül çocuğun olumlu davranışının mutlaka fark edilip takdir edilmesi ve memnuniyetin hissettirilmesidir. Bu çocuğun olumlu davranışının tekrarlanmasını arttırmada çok işe yarayacaktır. Çocuk çaba gösterdiği ve bunun karşılığını aldığı için, bir sonraki deneyiminde aynı güzel tepkiyi alabilmek için yine çabalayacak ve bu davranış şekli öğrenilecektir. 16.  Eşim ile benim disiplin ile ilgili tutumlarımız farklı, disiplin konusunda nasıl bir yol izleyebiliriz?Çiftlerin hangi yaklaşımları izleyecekleri konusunda birbirleriyle hemfikir olmalıdır. Birbirlerine karşı değil, birlikte uğraş vermeleri gerekir. Anne-babaların çocuklarına olan tepkileri, ruh hallerine rağmen hep aynı olup olmadığı dikkate alınmalıdır.  Farklı olduğu zamanlarda ne kadar etkili olduğuna bakılmalı ve bunun gerekirse sık yapıldığından emin olunmalıdır. Tutarlılık, kararlılık, övgü ve açık önergeler, saldırgan davranışlardan ve suçlamalardan daha çok yararlıdır.  Çocuklara bilinçli tepkiler vermeli ve ebeveynlerin ruh hali nasıl olursa olsun kararlı ve olumlu olmaları gerekmektedir. Anne-baba’nın çocuk hakkındaki düşüncelerine ve duygularına dikkat etmeli, hangi düşüncelerin daha iyi bir anne-baba olmasına yardımcı olduğu gözlenmelidir. Çocukların kötü davranışlarına dikkat etmeli ama iyi davranışlarını görmezden gelmemek gerekir.

Üç yaşındaki çocuğumda kekemelik başladı, nasıl davranmalıyız?

Çocuk 2 - 4 yaş döneminde konuşmayı öğrenir ve ne söylediğine, nasıl söylediğine dikkat edilmeye başlar. Bu dönemde çocuğun düşünme hızı, sözcükleri çıkarabilme hızından fazladır. Bu nedenle çocukta geçici bir kekemelik görülebilir. Çocuk konuşurken duraklama ve yineleme yapar. Fakat kendisi bunun farkında değildir. Ama çevresindekiler bu duraklama ve yinelemeleri olağandışı olarak görebilir. Çocuğun çevresindekiler bunu fark etmez ya da konuşmasını düzeltmesi için zorlayıcı baskıda bulunmazsa, çocuğun dikkati konuşması üzerine çekilmezse, bu dönem düzgün konuşmayla tamamlanmış olur.

Çocuğuma oyuncak seçerken nelere dikkat etmeliyim?

Oyun çocuk için sadece oyun değildir. Aslında çocuğun işidir. Yani ciddi bir şeydir çocuk için. Oyun içinde kendini ifade eder. Duygularını oyunları aracılığı ile yansıtır. Sorununu aslında oyun içinde çözmeye çalışır. Oyun ile öğrenir.  Çocuk için her şey oyuncak olabilir. Hatta bir tencere kapağı, bazen çok değerli bir oyuncaktan daha cezbedici olabilir.

Ancak seçilecek oyuncaklarda dikkat edilmesi gerekenler:


  • Seçilecek oyuncaklar çocuğun yaşına uygun olmalıdır.
  • Eğlenceli olabileceği gibi aynı zamanda merak uyandırmalıdır.
  • Eğitici olmalıdır.
  • Çocuğun gelişimini desteklemelidir.
  • Yaratıcılığını desteklemelidir.
  • Çocuk için herhangi bir risk oluşturmamalı. ( Kesici, sivri köşeli, zararlı içerikli maddelerden yapılma gibi )

 0-1 yaş:
Çeşitli müzikli, yumuşak, ses çıkaran, oyuncaklar tercih edilebilir. Ağıza götürme açısından güvenli ve kırılmaz olmasına dikkat etmek gerekir. İç içe geçen halka, kutu tarzı oyuncaklar da dikkatlerini çekebilir.

1-3 yaş :
Bebekler, arabalar, hayvan figürleri , minyatür ev eşyaları, yerleri belli olan takılıp çıkartılabilen tahta pazıllar, el kuklaları, büyüklüklerine göre sırayla takılıp çıkarılan halkalar, büyük parçalı legolar, tahta bloklar, kolayca kullanabileceği müzik aleti ( kselefon gibi), mıknatıslı legolar

 3-5 yaş:
Daha gerçekçi ayrıntılı bebekler, giysileri ve diğer eşyaları, kuklalar, giderek artan parça sayıları ile pazıllar, renk, şekil, sayı kavramlarını içeren tahta oyuncaklar, masa başında oynanabilen kutu oyuncaklar, ritim aletleri, legolar, çeşitli taşıt oyuncaklar, boncuk dizme oyunları, geçmeli bloklar, domino, lotto oyunları, memory kartları yada tahta oyuncakları, ip ve top oyunları malzemeleri
Her yaşa göre seçilecek uygun kitaplar, yine yaşa göre kontrol edilerek, kum oyuncakları, su oyuncakları, resim çizme malzemeleri, çeşitli boya kalemleri, hamur, gibi malzemeler hem onları rahatlatacağı, hem de yaratıcılıklarını destekleyeceği için unutulmaması gereken malzemelerdir.

Eşim ile benim disiplin ile ilgili tutumlarımız farklı, disiplin konusunda nasıl bir yol izleyebiliriz?

Çiftlerin hangi yaklaşımları izleyecekleri konusunda birbirleriyle hemfikir olmalıdır. Birbirlerine karşı değil, birlikte uğraş vermeleri gerekir. Anne-babaların çocuklarına olan tepkileri, ruh hallerine rağmen hep aynı olup olmadığı dikkate alınmalıdır.  Farklı olduğu zamanlarda ne kadar etkili olduğuna bakılmalı ve bunun gerekirse sık yapıldığından emin olunmalıdır. Tutarlılık, kararlılık, övgü ve açık önergeler, saldırgan davranışlardan ve suçlamalardan daha çok yararlıdır.  Çocuklara bilinçli tepkiler vermeli ve ebeveynlerin ruh hali nasıl olursa olsun kararlı ve olumlu olmaları gerekmektedir. Anne-baba’nın çocuk hakkındaki düşüncelerine ve duygularına dikkat etmeli, hangi düşüncelerin daha iyi bir anne-baba olmasına yardımcı olduğu gözlenmelidir. Çocukların kötü davranışlarına dikkat etmeli ama iyi davranışlarını görmezden gelmemek gerekir.

Çocuğumun hayali arkadaşı var. Ruh sağlığı açısından anlamı nedir?

Hayali arkadaşlara 3 – 4 yaş çocukluk döneminde sıkça rastlanmaktadır. Okul döneminin başlaması ile (yetişkin düşünce özelliklerinin başladığı dönem)  giderek azalıp kaybolmaktadır. Çocuğun yaşantısında bazen kısa bazen de uzunca süre yer alır ve değişmez özelliklere sahiptir. Erken çocukluk döneminde hayali arkadaş normal, sağlıklı, zihinsel ve duygusal gelişimin bir işareti olarak kabul edilse de, yine de değerlendirmeden önce bir yalnızlık duygusu ya da bir örselenme olup olmadığına dikkat edilmelidir. Ebeveynler hayali arkadaşı, ruhsal bir bozukluğun belirtisi olarak algılayıp kaygılanabilirler. Çocuk tamamen dış dünyadan kopmadığı sürece endişelenecek bir şey yoktur. Anne-Babalar çocuğun hayali düşüncelerini kabul etmeli ama çocuğun gerçek dünya ile arasındaki sınırlarını öğrenmesine ve sosyal ortamlara katılmasına yardımcı olmalıdır. Hayali arkadaşının arkasına saklanırsa da üstüne düşmemek gerekir.

Çocuğum son zamanlarda sıkça yalan söylüyor. Nasıl engelleyebiliriz?

Çocuklar 5 yaşından önce gerçeği ayırt edemeyebilir, uydurabilir, olmamış olayları olmuş gibi anlatabilir ya da olayları abartılı anlatabilir. Böyle bir durumda çocuğun söyledikleri yanlış değerlendirilmemeli ve hiçbir zaman yalan olarak algılanmamalıdır. Çünkü gerçeklere sadık kalma davranışı bu yaş döneminden sonra gelişmektedir.  İlkokul çağında bu durum sona erer, paniklemeden bunun gelişiminin bir parçası olarak düşünüp, değerlendirmek gerekir. Ancak yalan söylemeye devam ediyorsa, sorunların ya da stres unsurlarının neler olabileceği konusunda ebeveynler dikkatli olmalıdır. Aileler, çocukların yalan söylemelerine karşı sert, aşağılayıcı tutumlar içerisine girmemeli, katı disiplin uygulanmamalıdır. Çocukla sağlıklı iletişim kurmak, yalan söylemeyerek iyi örnek olmak,  çocuğun yalan söyleyerek çıkar elde etmesini engellemek gibi tutumlar sergilenmelidir.

Çocuğum çok içine kapanık, okulda arkadaş edinemiyor, açılabilmesi için ne yapmalıyız? 

İçe kapanık çocuklar kendilerini yeterince ifade edemezler, duygularını, düşüncelerini anlatabilmekte zorlanırlar. Bu durum, özellikle yeni ortamlara uyum sağlamakta zorluk yaşamalarına neden olur. Çünkü yeni, tanımadıkları ortamlarda kendilerini güvensiz hissederler. Kendilerini anlatmaktan çok anlaşılmayı beklerler. Ancak karşısındakiler kendi yaşlarında ve olgunluktakiler olduğunda bekledikleri anlayışı göremezler. Bu nedenle arkadaşlık kurmakta zorlanırlar.
Bu çocukların güven duygularının güçlendirilmesi gerekir. Öncelikle kendini ifade etmesi konusunda teşvik edimeliler. Hoşlanmıyorsa istemiyorsa “hayır “ demesi, olumlu duygusunu da söylemesi ( yetişkin bu konuda kendisi ile ilgili olarak örnek olmalı ), düşüncelerini anlatabilmesi sağlanmalı.  Sosyal ortamlar içinde bulunması sağlanmalı. Eve arkadaş çağırma , doğum günü davetlerine katılma, bir spor aktivitesine katılmasını sağlama, yaşına uygun tiyatro, gösterileri izlemesini sağlama gibi. Sosyal çevrenin düzenlenmesi işey yarayabilir. Anne, sınıftan anlaşabileceğini düşündüğü aileler ile iletişimi geçebilir, bu çocuklarla okul dışında bir oganizasyon yapılabilir. Okul dışında birlikte zaman geçirmek çocukların okul içindeki arkadaşlıklarını da etkileyebilir. Birbirlerini tannıdıkça oyuna davet etmek ya da edilmek daha kolaylaşabilir.

 

 

 


 

 

 

 


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam82
Toplam Ziyaret62360
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
31° 32° 21°
Saat